Döküman Arşivi Köşe Yazarları Yazıları Kalp Sağlığı

   
   
 Üye Girişi
Kullanıcı Adı
Şifre Şifrenizi hatırlamıyorsanız Burayı Tıklayınız.
[Yenile]
Güvenlik Kodu Üstte resimde bulunan 6 karakterli harf ve rakamları yazınız.
Üye Olmak Için Tıklayınız.
 Duyurular
 Köşe Yazarları
Uzunköprü Rehberin Amacı 31.12.2012
 SİTE  EDİTÖRÜ
 Yaşam Hastanesi

 Sinemalarda Ne Var?
 Anketimiz
Dökümanlardaki Sağlık Haberleri Nasıl ?
Bakmıyorum
%40,9
Güzel
%9,09
Yararlı
%50
Fikrim Oldu
%0
Toplam Oy : 22
   
Gitmek İçin Tıklayınız.
Gitmek İçin Tıklayınız.
Gitmek İçin Tıklayınız.
Gitmek İçin Tıklayınız.
  Kalp Sağlığı
Kalp Sağlığı
«« Önceki Döküman  
Sonraki Döküman »»
Tarih
:
05.02.2013
Kategorisi
:
Köşe Yazarları Yazıları
Okunma Sayısı
:
23034
Yorum Sayısı
:
0
Ekleyen
:
Yaşam Hastanesi
Kalp Sağlığınız için gereken özeni gösteriyor musunuz ?
 

  Dünyanın tartışmasız en çalışkan,en verimli, en dayanıklı makinasıdır kalbimiz. Sadece yumruğumuz büyüklüğündedir ancak her gün 1 tanker kan pompalayarak bütün vücuda yaşam verir. Dinlenmesi yok, tatili yok, uykusu yok, cefakârdır kalbimiz. Beş dakika mola verse bir daha gözlerimizi açamayacağımız tartışılmaz bir gerçektir..
Açgözlü de değildir, pompaladığı kanın sadece yüzde 5’ini kendisi için alır  ve var gücüyle bizim için çalışır. 
        
Peki biz kalbimiz için ne yapıyoruz? Ne yapmalıyız?
 
         Bu yazıyı okuyan 35 yaş üstü her 100 kişiden 7’si ileride kalp krizi geçirecek ve mükemmel yaratılan kalbine bir kurşun sıkmış olacak... Sıkmış olacak diyorum çünkü son zamanlarda yapılan ‘INTERHEART’ isimli  bir çalışma kalp krizinin riskini yaşam tarzımızla belirlediğimizi bize çok açık gösterdi.
 
52 ülkede 30.000 kişi üzerinde 9 değiştirilebilir risk faktörünün kalp krizi üzerine etkisi araştırıldı. Bu risk faktörleri sigara, meyve-sebze ağırlıklı beslenme alışkanlığımız olmayışı, hipertansiyon, düzenli egzersiz yapmama, diyabet , alkol, bel-kalça oranımızın yüksek olması, psikososyal unsurlar (stres) ve apolipoprotein düzeyi yani kolesterol...
 
  Biz bu risk faktörlerinin hepsini değiştirebiliriz ve %90 kalp krizinden kurtulabiliriz. Yani kalp krizi geçirmek sadece %10 oranında KADER’e bağlı, %90 oranında bizim yaşam tarzımız bu riski belirliyor. Türkiye’de yapılan çalışmalar da gösteriyor ki kalp sağlığımız kırmızı  alarm veriyor. Ülkemizde koruyucu önlemler yetersiz. 50 yaş altı kalp krizinde Avrupa şampiyonuyuz. Sigara kullanımında da birinciyiz. Kalp krizi geçiren hastaların bile yarısından fazlası sigara içmeye devam ediyor ve hareketsiz yaşıyor. Bu hastaların üçte biri obez ve şeker hastası. Tedaviye rağmen bunların ancak üçte birinin tansiyonu kontrol altında..
 


SORUN: Yaşam Tarzımız 
ÇÖZÜM: Yaşam Tarzı Değişikliği
 
1-ÖNCELİKLE SİGARA İÇİLMESİNİ ÖNLEMELİYİZ
Kalp krizi geçiren hastaların bile  çoğu hala sigara içiyor. Bunlarda tekrar kriz geçirme oranı 3 misli daha yüksek. Kalp krizi geçirmeyenler de sigara içerek, içmeyenlere göre risklerini katlıyor. Sigarayı bırakarak riski en az yarıya indirebilirsiniz.
 
2-YÜKSEK TANSİYONUNUZ VAR MI? KONTROL ALTINDA MI?
Türkiye’de 17 milyon erişkin yüksek tansiyon hastası var. Maalesef  bunların yalnız yüzde 40’ı tansiyonunun yüksek olduğunun farkında, yüzde 60’ı ise habersiz, riskli yaşantısına devam ediyor. Toplumun kan basıncı giderek yükseliyor. Türkiye’de ortalama kişi başı günlük tuz tüketimi 18 gram bu Avrupa ortalamasının tam 3 katı. Bu oran mutlaka düşürülmeli. Tansiyonumuzu düzgün aralıklarla ölçtürmeli ve 140/90’ın üzerinde ise doktor kontrolü yapılmalıdır. İlaç başlandıktan sonra da tansiyon ölçümleri mutlaka düzgün aralıklara yapılmalı ve not edilmelidir, kontrollerde doktora gösterilmelidir.
 
3- KÖTÜ BESLENME VE MODERN ÇAĞIN SALGIN HASTALIĞI ŞİŞMANLIK!
Türkiye’de Şişman insan sayısı son 10 yıl içinde iki katına çıktı. Göbek tipi şişmanlık, 50 yaş üzerindeki her dört erkekten birinde ve orta yaşlı her dört kadından üçünde görülmektedir. Bu hızla OBEZ olarak bilinen Amerikalıları bile geride bırakmak üzereyiz. Boyumuza göre ideal kilomuzu hepimizin bilmesi gerekir ve kişi ona göre kilosunu yönetebilmelidir. Fast food, yüksek karbonhidratlı yiyecekler, genetiği ile oynanmış ürünler ve katkı maddeleri ile uzun süre korunan sağlıksız yiyecekler... Beslenirken sebze ve meyve ağırlıklı yiyecek tüketmeye, daha doğalını ve ihtiyacımız kadarını yemeğe özen göstermeliyiz. Haftada 2-3 porsiyon balık ve günde ortalama 30-40 gram kadar ceviz tüketmeniz, ihtiyaç duyduğunuz omega-3 yağlarını almanızı sağlayacaktır.
 
4-DÜZENLİ EGZERSİZ YAPMALIYIZ
Bilimsel gözlemler, hareketsiz bir günlük yaşam sürdürenlerde kalp krizlerinin yürüme, koşma, bisiklete binme ve yüzme gibi beden faaliyetlerini düzenli bir şekilde yapanlara oranla daha sık görüldüğünü ortaya koymuştur. Kendimize uygun bir egzersiz programını düzenli olarak uygulamalıyız.
 
5-DİĞER BİR SALGIN ŞEKER HASTALIĞI
Şişmanlık, hareket azlığı ve aşırı beslenme zemininde gelişen erişkin şeker hastası sayısı, 1990 yılında 1 milyon iken, şimdi gizli şekerle birlikte 10 milyonu aştı. Kilo kontrolü ve iyi bir beslenme ile şeker hastalığından kendimizi koruyabiliriz. Şayet şeker hastalığımız varsa da en başından düzgün kontrol altına alınırsa hastalığın artırdığı kardiyak riskimizi düşürebiliriz.
 
6- STRESTEN KENDİNİZİ KORUYUN
Stres ve sinir kalp hastalıklarının en büyük sebeplerinden birisidir. Stresten ve sinirden uzak durmak, rahatlatıcı etkisi olan uygulamaları denemek ve meditasyon yapmak kalp sağlığınızı olumlu yönde etkileyecektir.
 
7-BAŞROLDE KOLESTEROL
Damarlarımızın sağlıklı kalmasını sağlayan HDL kolesterolün düşüklüğü erişkin nüfusun neredeyse yarısında olan bir risk faktörüdür. HDL değerleri 40 mg. altında kardiyak riskimiz artar. Kilo verme, egzersiz, sigarayı bırakma, diyet gibi yaşam tarzı değişiklikleri HDL’yi artırır.   LDL dediğimiz kötü kolesterol damar tıkanmasında başrolü oynar. Hasta yüksek risk grubunda ise, örneğin bilinen bir koroner damar hastalığı varsa, LDL 70 mg. altına çekilmelidir. Yine maalesef çoğu hasta bu hedeften uzaktır ve hatta kolesterol ilacı kullanmamaktadır.
 
 
8- DÜZENLİ TESTLER YAPTIRIN
Kalp ve damar hastalıklarından korunmak için düzenli olarak testlerinizi yaptırın. EKG, Efor testi, kolesterol testi, tansiyon ve şeker ölçümleri olası bir sağlık sorununa karşı önceden önleminizi almanızı da kolaylaştıracaktır.  Homosistein, hs-CRP, Lp(a) gibi testler ise fazlaca bilinmeyen yeni risk faktörleridir. hs-CRP, kalp krizi ve akut koroner sendrom dediğimiz durumları önceden tahmin eden bir testtir. Lp(a) için 30 mg. üzeri değerler koroner artmış risk anlamına gelir  ve tedavisi mümkündür.
 
KALP KRİZİ önlenebilir bir hastalık olmasına rağmen giderek sıklığı artmakta ve daha genç yaşlara inmektedir. Hepimiz bize sunulan hayatı yaşıyor kendi sağlığımız için daha farklı bir yaşam tarzı kuramıyoruz. Milyar dolarlık pazarlar bizim hastalığımız üzerine kurulu… Hastalanmadan kimse bizim için birşey yapmayacak…
 
 ANCAK BİZ KENDİMİZ İÇİN BİRŞEYLER YAPABİLİRİZ ve KADERİMİZİ
DEĞİŞTİREBİLİRİZ!!  
                                  
                                                                                          Uzm.Dr. Vedat ASLAN
                                                                                            Kardijoloji Uzmanı
Içeriği Paylaşın Butonu    

 Ayın Firması


Ayın Firması Bulunamadı.
 E-Bülten Aboneliği
Ad Soyad
E-Mail
Ekle Çıkar

 İstatistikler
Aktif Ziyaretçi
: 1
Bugün Tekil
: 184
Toplam Haber
: 56
Toplam Firma
: 279
Onaylanacak
: 168
Toplam Üye
: 79
Toplam Dosya
: 1
Toplam Döküman
: 9
Toplam İlan
: 0
Toplam Ürün
: 0
   
   
abaragambimumbara
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
Telif Hakkı 2009-2013 Uzunkoprurehber.com'a Aittir. Her Hakkı Saklıdır.


Uzunkoprurehber.com adresi üzerinde bulunan fotoğraf ve bilgiler izinsiz kullanılamaz.
PageRank-TR.com

Sitede yer alan kullanıcı yorumları üyelik sözleşmesinde kabul edildiği şekilde yorum yapan üyenin şahsi düşünceleridir.
Bu sitenin alt yapısında OfoSoft Web Tasarım tarafından geliştirilen OfoSoft Şehir Rehberi Sistemi kullanılmaktadır.
Bu siteden en iyi görüntüyü 1024*768 ve üzeri ekran çözünürlüğünde alabilirsiniz. Tavsiye edilen internet tarayıcımız Mozilla Firefox'dur.

Sayfanın Yüklenme Zamanı : 0,6679688 saniyedir.